İdeanest Blog
türkiyede kitlesel fonlama

Türkiye’de Kitlesel Fonlamanın Faydaları ve Destekçi Motivasyonu

Kitlesel fonlama aslında 2001 yılında ortaya çıkan bir kavram olsa da 2008 yılında yaşanan büyük krizle popülerlik kazandı. Krizle birlikte bankalara olan güvenin azalması ve finansman için yeni arayışların söz konusu olması, kitlesel fonlama kavramı ile tanışmamıza neden oldu. Dünya genelinde bağış amaçlı, ödül amaçlı, borçlanma ve hisse bazlı olmak üzere dört ayrı kitlesel fonlama şekli karşımıza çıkıyor. Projeleri hayata geçirmek için internet üzerinden fon çağrısı yapma olarak ifade edilen kitlesel fonlama, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeni fikirlerin hayata geçirilmesinde güçlü bir rol oynuyor. Şimdiye dek ödül bazlı kampanyalar yürütülürken, ideanest ile birlikte Türkiye’de bağış bazlı kitlesel fonlama başlatılarak bir ilke de imza atılmış oldu.

Gelişmiş ülkelerde yeni fikirler ve projeler genel olarak sermayedarlar tarafından desteklenir. Fikir avcısı gibi çalışan sermaye sahipleri, gelecek vadettiğini düşündüğü fikirler için sermayesini ortaya koyar ve ticari bir beklenti içerisine girer. Gelişmekte olan ülkelerde ise projeler genellikle aile üyeleri ve arkadaşlar tarafından yapılan desteklerle gerçekleşir. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’de kitlesel fonlamanın ilk faydası, sosyal ağ imkânlarından yararlanarak daha geniş bir kitlenin desteğine ulaştırması ve erken aşama fikirlerin hayata geçirilmesini hızlandırmasıdır. Proje sahipleri kitlesel fonlama sayesinde şirketlerin ve erken aşama yatırımcıların ilgisini çekebiliyor. Daha kısa sürede aradığı sermayeye ulaşan proje sahipleri projesini hayata geçirirken, bu durum toplumsal faydanın yanı sıra ekonomik büyümeye de katkıda bulunuyor. Ekonomik büyümeyle birlikte iş alanları artıyor ve bu istihdam artışını da beraberinde getiriyor.

Türkiye’de kitlesel fonlamanın en büyük faydalarından biri de ‘ilham veriyor’ olması. Birçok proje sahibi fikrini hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğu fon desteğini toplayamadığı için belki de topluma ve ekonomiye büyük fayda sağlayacak olan çalışmalarını gerçekleştiremiyor. Ekonomik problemler ve risk almak istememe dürtüsü iyi fikirlerine kaybolup gitmesine neden olurken, kitlesel fonlama bu konuda yeni bir kapı aralıyor. Proje sahiplerini çalışmaya, gençleri ise daha fazla düşünmeye ve üretmeye itiyor. Yeni bir şey geliştirmekten ve onu gerçekleştirmek için çaba harcamaktan vazgeçmeyen fikir sahipleri, ideanest gibi bağış bazlı kitlesel fonlama platformları sayesinde ihtiyaç duyduğu fon desteğini toplayabiliyor. Tıpkı kansız şeker ölçüm cihazı Diatech’te olduğu gibi…

Bağış Bazlı Kitlesel Fonlamada Destekçi Motivasyonu

türkiyede kitlesel fonlama

Türkiye’de, bağış bazlı kitlesel fonlama platformu olan ideanest’in öncesinde yalnızca ödül bazlı fonlama kampanyaları ile karşılaşıldı. Bir projeye destek olarak aldığı ya da alacağı ödül destekçileri fazlasıyla etkiliyordu. Özellikle teknoloji alanında yapılan kampanyalarda, geliştirilen cihazı kullanmayı ilk deneyimleyenlerden biri olma ya da o cihaza çok uygun bir rakamla sahip olabilme fikri, destekçileri motive eden başlıca unsurlardan biriydi. Ancak bu durum ‘ödül avcılığı’ denen kavramı karşımıza çıkarıyor ve zorunlu bir destekçi motivasyonunu doğruyordu.

Bağış bazlı kitlesel fonlamada ise destekçi motivasyonları biraz daha farklı. Bir fikrin gerçekleşmesi için projeye bağış yaptığında destekçileri motive eden ilk unsur “yardımlaşma” oluyor. Bizim kültürümüzde fazlasıyla yer eden ‘imece’ kavramını hatırlayan destekçiler, genellikle proje sahibiyle empati kuruyor ve ona destek olduğunda kendisini daha iyi hissedeceğine inanıyor.

Destekçi motivasyonu sağlayan bir diğer unsur da sosyal sorumluluk düşüncesi. Destekçiler, salt ticari kaygı gütmeyen ve toplumsal bir fayda sağlayan projelere destek olma konusunda daha kolay adım atıyor. Çevresel bir problemi ortadan kaldırmayı amaçlayan ya da engellilerin yaşamını kolaylaştıracak olan projelerde destekçi motivasyonu sosyal sorumluluk dürtüsü oluyor ve bağış yapmaya eğilim gösteriyor.

Bağış bazlı kitlesel fonlamada bir diğer büyük motivasyon unsuru da duygusal bağ kurmak. Kendisi ya da yakınları kanserle mücadele etmiş olan destekçiler, kanser araştırmaları için yapılan kampanyalara bağış yapmakta öncü kişiler oluyor. Çocuklarla ilgili bir kampanya yürütüldüğünde, çocuk sahibi olan kişiler daha kolay bağış desteğinde bulunuyor. Arada kurulan duygusal bağ destekçi motivasyonu sağlarken, proje sahiplerini de bütçe hedefine daha kısa sürede oluşturabiliyor.

Destekçi motivasyonunun açığa çıkmasında proje sahiplerinin tanıtım evresinde vurguladığı unsurlar da önemli. Projeniz Fonlanıyor: İlk 3 Günü İyi Değerlendirin başlıklı yazımız da proje tanıtımı sırasında işinizi kolaylaştıracak tüyolara ulaşmanızı sağlayabilir. Göz atmanızda fayda var.

Yorum Ekle

css.php